17 Mayıs 2011 Salı

PROF.DR.EROL TÜMERTEKİN

Prof. Dr. Erol Tümertekin, uzun yıllar İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü'nde, aynı üniversitenin İktisat ve Siyasal Bilgiler fakültelerinde, İTÜ'de ve Mimar Sinan Üniversitesi'nde ders vermiştir. Emekli olduktan sonra da halen bu üniversitelerde lisans ve lisansüstü dersler vermeye devam etmektedir.

Çok yönlü uygulamalı coğrafya çalışmaları ve çağdaş yöntembilimle ele alınan yeni konuların çoğunun ülkemiz coğrafyasında yerleşmesi onunla başlamıştır. "Ağır Demir Sanayii ve Türkiye'deki Durumu" (İstanbul, 1954) konulu doktora tezi coğrafyadaki sistematik uygulamalı coğrafya çalışmalarına, "Kurak Bölgelerde

Ziraat" (İstanbul, 1957) adlı doçentlik çalışması ise bölgesel uygulamalı coğrafya çalışmasına örnek oluşturmaktadır.

Ulaşım coğrafyası, coğrafi metodoloji, iklimle ilgili istatistiksel çalışmalar, planlama-coğrafya ilişkisi, merkezi iş alanları vb birçok konudaki hemen hemen ilk yayınlar Tümertekin tarafından gerçekleştirilmiştir. Bilimsel çalışmalarında en dikkat çekici özellik, İstanbul'u araştırmaları için "arazi" olarak seçmiş olmasıdır. 1960'lardan beri kendisine araştırma alanı, coğrafyacı terimiyle "arazi" olarak seçtiği İstanbul ile ilgili çeşitli coğrafi konularda 4 ayrı kitap ve 23 makale yayınlamıştır. İstanbul üzerine yaptığı çalışmalardan bazıları Tarih Vakfı tarafından ayrı bir kitap halinde, İstanbul: İnsan ve Mekân adıyla 1997'de yayınlanmıştır. Ayrıca, ABD'de yayınlanan Journal of Developing Areas adlı derginin yayın kurulunda 30 yıldır görev yapan Tümertekin Uluslararası Coğrafya Birliği'nin (IGU) çeşitli komisyonlarında da görev almıştır.

"Toplantının adı Tarihçinin Mutfağı ve ben bir coğrafyacıyım" diyerek söze başlayan Tümertekin, tarih ve coğrafya arasında sıkı bir ilişki olduğunu belirtiyor: "Zannediyorum tarihçi olmayanlar da katılıyor bu toplantılara. Bir de şu özelliğimiz var; bizim eski üstadlardan birisi 'insanlar tarih yaparken coğrafya da yapmış olurlar' demiş. Ben de buna katılıyorum, birçok olayda da bunu görüyoruz. Coğrafyanın tarihle ilişkisi en eski zamanlarda başlamıştır ve neredeyse günümüze kadar sürmüştür; ama durum şimdi değişmiştir. Ünlü filozof Kant tarihle coğrafyayı karşılaştırmıştır. Ona göre tıpkı coğrafya gibi, tarihin de bir tasvir olduğu söylenebilirse de, tarih zaman içinde birbirini izleyen olayların kayda geçirilmesi, coğrafya ise mekân içinde yan yana ortaya çıkan olayların dökümüydü; bu yüzden de 'Coğrafya ve tarih birlikte algılama alanlarımızın tümünü doldurur: Coğrafya mekânla, tarih de zamanla ilgili olanları' diyordu. Değişik dönemlerde ortaya çıkan her şeyi kaydetmesi gerektiği için de 'tarih', ona göre, 'sürekliliğe sahip coğrafyadan başka bir şey değildi'. Kant, coğrafi incelemenin tarihi incelemelerin doğal tamamlayıcısı olduğunu düşünüyor; tarih ve coğrafyanın diğer öğrenme alanlarıyla birlikte sınıflandırılamayacaklarını ileri sürüyordu. Tarih ve coğrafya diğer öğrenme alanları gibi neyi inceleyeceklerine değil, nasıl inceleyeceklerine baktıkları için onlardan ayrılıyorlardı. Kant, 'Nasıl ki coğrafyacılar alanlar arasındaki farklılıkları inceliyorlarsa, tarihçiler de zaman devreleri arasındaki farklılıklar üzerinde dururlar' diye düşünüyordu. Eğer her yıl birbirinin aynı olsaydı -ve her yıl aynı olaylar tekrar tekrar vuku bulsaydı- tarihin bilimsel incelemesine de gerek kalmayacaktı. Aynı şekilde, eğer dünyadaki her yer birbirinin aynı olsaydı, coğrafyaya da ihtiyacımız kalmayacaktı. Şansımız vardı ki her iki bilim dalını da besleyecek bol miktarda farklılık bulunmaktaydı."
Hocalarının ilk olarak '"çalışmalarınızı, özellikle doktora tezlerinizi Türkiye'de yapmalısınız" dediğini belirten Tümertekin, bu tavsiyeyi de dikkate alarak, ilk çalışmasını Karabük üzerine yapmaya karar verir:
"Karabük üzerine çalışmaya karar vermiştim. O devrede coğrafi çalışma dendiğinde akla hemen 'monografi' geliyordu. Bitirme tezlerinin de çoğunu oluşturan monografik çalışmalarda incelenen mekânın fiziki (doğal) ve beşeri özellikleri ayrı ayrı açıklanarak mekân hakkında toplam bir bilgiler bütünü veriliyordu. Tasvir devresini temsil eden bu tür incelemelerin aşılmış olduğu devrede benim bir fabrikayı esas alan doktora tez konusu seçmem güç oldu. Güçlük, konunun 'Karabük Monografyası' olarak belirlenmesiyle çözüldü. Böylece, ilk olarak sanayi coğrafyası ile ilgili bir tezi ben almış oluyordum ve sonunda tez 'Ağır Demir Sanayii ve Türkiye'deki Durumu' adıyla tamamlanmıştı. Temelde bir 'sanayide yer seçimi' konusuydu bu ve çok ilginç şeyler çıktı bu çalışma sonunda. 'Karabük'ün ülkenin ilk demir-çelik sanayi merkezi olarak seçilmesi ekonomik coğrafya açısından isabetli mi?' sorunuzun cevabı ise, konunun ayrıntılarına girmeyelim, ama benim vardığım sonuç, isabetsiz olduğuydu. Bununla birlikte, bu araştırma, üniversitemizde sanayi coğrafyası dersinin programa konulmasında ilk adım olmuştu.

Doçentliğimde ise bu kez bir bölgesel konu üzerine çalışmaya başladım: Türkiye'de Kurak Bölgeler. Dünya karalarının aşağı yukarı yüzde 25'inde yağış yetersizliği vardır, su eksikliği vardır -tarım için, hayvan için, sanayi için, hepsinin miktarı ayrı ama su eksik! Karaların yaklaşık dörtte bir kadarı da ormanlarla kaplıdır, diğer dörtte biri de bataklık ve benzeri gibi kullanılamayacak arazi halindedir. Geriye çok az yer kalıyor -ancak beşte biri tarım yapılabilir durumda, ama yalnızca yüzde 10'unda yapılabiliyor. Bu nedenle de kullanılabilecek şekilde varolan araziye dikkat etmek gerekiyor. Dolayısıyla da ben su yetersizliği olan kurak bölgeleri seçtim. Bu çalışmayı yaparken, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki kurak ve yarı-kurak alanlarda da araştırma yapmak olanağım oldu. Türkiye'deki kurak alanlarda daha güvenli tarım yapılabilmesini amaçlayan araştırmada uygulamalı klimatolojik yöntemler, çağdaş tarım yöntemleri, arazi mülkiyeti, tarımda güç ve benzer özellikler ile aralarındaki karşılıklı ilişkiler değerlendirilerek, öneriler geliştirildi."

Tümertekin, 'Şu anda çalışmalarınızı nerede sürdürüyorsunuz, yeni çalışmalarınız var mı?' sorusunu da şu şekilde yanıtladı: "Bu kadar Anadolu'yu dolaştıktan sonra, biraz da yaşlandığımdan, artık çalışmalarımı İstanbul'da yapıyorum. Bulunduğum vadide (Tarabya Vadisi) bile İstanbul'a özgü hızlı mekânsal değişimleri izlemek mümkün. Ayrıca, yaptığım çalışmaları ikiye ayırabiliriz: Her hocanın yaptığı gibi, ders kitapları yazdım, öğrenci rahatladı; çünkü ben çok çektim not tutmaktan. İkincisi de araştırmalar. Bunda, ülkemizde yayın imkânlarının gittikçe artmasının büyük yardımı oldu. Üniversitelerimizde de eskisine oranla kitapların daha kısa sürede yayınlanabilmesi yanında, birçok yayınevi öğretim üyelerinin ders kitaplarını yayınlamaktadır. Ders kitaplarının bir kısmı derinlemesine araştırmalara dayanmaktadır; dolayısıyla da bazı derslerin temelleri de böylece atılmıştır. Örneğin sanayi coğrafyası, iç göçler vb gibi. Çok yararını gördüğüm Bu yaklaşımı yardımcım N. Özgüç'e de izlettim; rekreasyon ve turizm coğrafyası, coğrafyada araştırma yöntemleri ve benzeri gibi konulardaki araştırmaları kitap halindeki yayınlar ve bu konudaki dersler izledi. Bu doğrultudaki çalışmalarımızı zaman zaman birlikte sürdürüyoruz. Şu anda, halen Türkiye'de eksikliği duyulan ve yıllardan beri üzerinde durduğumuz, bibliyografik kaynakları değerlendirdiğimiz, 'Coğrafyanın Tarihi ve Metodolojisi'yle ilgili bir kitabı Prof. Dr. Özgüç ile birlikte tamamlamak üzereyiz ve bunun büyük bir boşluğu dolduracağını sanıyoruz


KİTAPLAR
1. Ağır Demir Sanayii ve Türkiye’deki Durumu, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.16, 1954.
2. Kurak Bölgelerde Ziraat, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayını No.96, 1957.
3. Türkiye Nüfusu - Population of Turkey (N.Tunçdilek ile), İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.25, 1959.
4. Türkiye Atlası - Atlas of Turkey (S.Erinç ve A.Tanoğlu ile), İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.30, 1961.
5. Beşeri ve İktisadi Coğrafyaya Giriş, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.33, 1962.
6. Türkiye Nüfus Haritası - Population Map of Turkey (N.Tunçdilek ile), İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.37, 1963.
7. Türkiye’de Şehirlerin Fonksiyonel Sınıflandırılması. A Functional Classification of Cities in Turkey, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.43, 1965.
8. Amerika Birleşik Devletleri Coğrafyası, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.46, 1967.
9. İstanbul’da Bir Sanayi Bölgesi: Bomonti. Bir Tatbikî Coğrafya Çalışması, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.48, 1967.
10. Sanayi Coğrafyası, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.22, ilk baskı 1958, ikinci baskı 1960, üçüncü baskı 1969.
11. Türkiye’de İç Göçler - Internal Migrations in Turkey, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.54, 1968.
12. Anglo-Amerika, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.61, 1970.
13. Türkiye: Coğrafi ve Sosyal Araştırmalar (P.Benedict ve F.Mansur ile), İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, 1971.
14. İktisadî Faaliyetler, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.67, 1972.
15. İstanbul Sanayiinde Kuruluş Yeri - Analysis of the Location of Industry in Istanbul, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.71, 1972.
16. Türkiye’de Şehirleşme ve Şehirsel Fonksiyonlar - Urbanization and Urban Functions in Turkey, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.72, 1973.
17. Turkey: Geographic and Social Perspectives (P.Benedict ve F.Mansur ile), E.J.Brill, Leiden, Hollanda, 1974.
18. Ulaşım Coğrafyası, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.85, 1976.
19. Distribution of Outborn Population in Istanbul: A Case Study of Migration (N.Özgüç ile), Çağlayan Yayınevi, İstanbul, 1977.
20. Beşeri Coğrafyaya Giriş, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.100, 1978.
21. İstanbul’da Nüfus Dağılışı - La Distribution de la Population en Istanbul, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayını, No.104, 1979.
22. Bursa: Nordwestanatolien (R.Stewig, B.Tolun ve R.Turfan ile), Kieler Geographische Schriften, Band 51, Kiel, 1980.
23. Ekonomik Coğrafya, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayını, No.2926, 1982.
24. Pazarlama Coğrafyası (J.Beaujeu-Garnier ve A.Delobez’den çeviri -A. Tümertekin ile), İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Yayını No.143, 1983.
25. Ekonomik Coğrafya (tıpkı basım), İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayını, No.2926, 1984.
26. Beşeri Coğrafyaya Giriş, Okan Yayınları, İstanbul, 1984.
27. Ulaşım Coğrafyası (genişletilmiş ikinci baskı), İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayını, No.85, 1987.
28. Çağdaş Coğrafi Düşüncenin Oluşumu ve Paul Vidal de la Blache, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayını, No.3603, 1990.
29. Ekonomik Coğrafya (genişletilmiş üçüncü baskı), İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayını, No.2926, 1994.
30. Beşeri Coğrafya:Giriş, (genişletilmiş dördüncü baskı), İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayını, No.2464, 1994.
31. Ekonomik Coğrafya (Prof.Dr.Nazmiye Özgüç ile birlikte), Çantay Kitabevi, İstanbul 1995.
32. Beşeri Coğrafya: İnsan, Kültür, Mekân (Prof.Dr.Nazmiye Özgüç ile birlikte),
Çantay Kitabevi, İstanbul 1997.
33. Ekonomik Coğrafya. Küreselleşme ve Kalkınma (Prof.Dr.Nazmiye Özgüç ile
birlikte), genişletilmiş ve değiştirilmiş yeni baskı, Çantay Kitabevi, İstanbul 1997.
34. İstanbul: İnsan ve Mekan, Tarih Vakfı Yurt Yayınları 50, 1997, İstanbul.
35. Beşeri Coğrafya: İnsan, Kültür, Mekân (Prof.Dr.Nazmiye Özgüç ile birlikte),
genişletilmiş 6. baskı, Çantay Kitabevi, İstanbul 1998.
36. Ekonomik Coğrafya. Küreselleşme ve Kalkınma (Prof.Dr.Nazmiye Özgüç ile
birlikte), genişletilmiş 7. baskı, Çantay Kitabevi, İstanbul 1999.
37. Coğrafya: Geçmiş, Kavramlar, Coğrafyacılar (Prof.Dr.Nazmiye Özgüç ile
birlikte), Çantay Kitabevi, İstanbul, 2000.
38. Beşeri Coğrafya: İnsan, Kültür, Mekân (Prof.Dr.Nazmiye Özgüç ile birlikte),
gözden geçirilmiş 7. baskı, Çantay Kitabevi, İstanbul 2002.
39. Beşeri Coğrafya: İnsan, Kültür, Mekân (Prof.Dr.Nazmiye Özgüç ile birlikte),
gözden geçirilmiş 8. baskı, Çantay Kitabevi, İstanbul 2005.
40. Ekonomik Coğrafya. Küreselleşme ve Kalkınma (Prof.Dr.Nazmiye Özgüç ile
birlikte), gözden geçirilmiş 8. baskı, Çantay Kitabevi, İstanbul 2005.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder